Adım Adım Maraton, Damlaya Damla Cehalet Biter!

Sözümü tuttum! 17 Ekim Pazar günü Avrasya Maratonu’nda çıkış adım ve  ADIM ADIM 42.2 kilometre koştum. Bana “aferin” demek için  benim adıma TEGV’e bağış yapabilirsiniz. Birikecek her 60 TL ile +1 (artı bir) çocuğun TEGV faaliyetlerinden faydalanmasını sağlayabilirsiniz!

Hayatımın ilk tam maratonunu 4 saat 15 dakikada koştum. Can Berk evde kaldı, maraton fuarındaki hapşırıkların büyümesini  istemedik. TEGV Savur (Mardin) biriminde eğitim alacak çocukları tanımadan seviyoruz, ama oğlumuzu riske atmadan seviyoruz.

17 Ekim’de İstanbul’da binlerce kişi koştu. Bir kısmı AdımAdım’dan başka arkadaşlarım ve dostlarımdı. 42.2 km boyunca üzerime bağlı bir kırmızı balon ile koştum. Balonun üzerinde Adım Adım yazıyordu. Çünkü adım adım dev mesafeyi aşarken, sizlerim damla damla bağışlarıyla “Türkiye’de eğitim alamayan çocuk kalmayacak” hayalime yaklaştım. Bu hayal ancak sizlerin destekleriyle gerçek olabilir; bağışlarınız ve bu mesajı dostlarınıza iletmeniz sayesinde hepimiz harekete geçeriz.

Ben 4 saat 15 dakika ayırdım, siz sadece 5 dakikanızı ayırarak aşağıdaki hesap numarası ile gönlünüzden geçen miktarda bir bağışta bulunabilirsiniz.

Damlaya damlaya göl olur!

Mutlaka belirli bir tutar olması gerekmiyor, herkes kendi kesesine ve koşullarına uygun bir rakam belirleyebilir. 60 TL bütçeniz için şuan fazla ise 5 TL, 1 TL bile yeterli. Hatta TEGV’in kendi sitesinden kredi kartı ile banka masrafı ödemeden de bağış yapabilirsiniz: http://sp.tegv.org/

Sizden ricam; Bağışınızı yaparken açıklamayıa AAO, CODABASOGLU, Kendi ADINIZ şeklinde yapmanız. Böylece bağışın sadece Savur birimnde kullanılmasını takip edebileceğiz.

AÇIKLAMA: “AAO, CODABASOGLU, Kendi ADINIZ

Alıcı Adı:         Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı

Banka:              Yapı Kredi BankasıHARBİYE ÖZEL BANKACILIK MERKEZİ (Şb. Kodu 00391)

07997892 TL hesap

Iban nosu         TR890006701000000007997892

Bankaya gönderdiğiniz miktarı bana e-posta ile bildirebilirseniz ben de takip edebilirim. Bana göndereceğiniz bu iletide adınızın ve bağışınızın açıklanmasını istemediğinizi belirtirseniz bu bilgi kesinlikle tarafımdan gizli tutulacaktır.

Gönderdiğiniz bağışlar benim veya ADIM ADIM’ın hesabına değil, doğrudan seçtiğiniz kurumun hesabına gidecektir.

Maraton hikayemi merak ederseniz blog yazımı okuyabilirsiniz: https://uzunpatika.wordpress.com/2010/10/18/17-ekim-2010-istanbul-ilk-tam-maraton-mesafemi-kostum/

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’n ın “Bir çocuk değişir, Türkiye değişir” projenin detaylarını http://www.adimadim.org/index.php?option=com_content&view=article&id=144:turkiye-egitim-gonulluleri-vakfi&catid=39&Itemid=27 adresinde okuyabilirsiniz. TEGV: www.tegv.org

Hepinize neşeli ve daha da önemlisi sağlıklı günler dilerim

Sevgi ve Saygılarımla,

Caner Odabaşoğlu

Not: Ben tek başıma ne yapabilirim demeyin!

İlk günden bugüne 300 AA sporcusu, 450 adet yardımseverlik koşusu düzenleyerek, 6.000 bağışçıdan 730 bin TL bağış toplayarak 3.000 kişiye yardımcı olmuştur. Bir tutam tuz daha eklerseniz, biraz daha çok çorba pişirebiliriz!

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Can Berk, Koşu

17 Ekim 2010, İstanbul, ilk tam maraton mesafemi koştum.

Maraton koşmak 2 sene önce çok zor ve uzaktı. 2009 yılında Antalya’da ilk 10k koşumu tamamladığımda, bir olasılıktı. Bir sene sonra aynı organizasyonda yarı maraton (21.1k) koştuğumda çok daha az acı, çok daha fazla yenilenme…Evet, artık yapabileceğimden emindim. Okuduklarım ve dinlediklerim maratonun kendisinin zor olmadığını söylüyordu, zor olan öncesindeki hazırlıktı. Vücudu ve zihni kırk iki kilometreye hazırlamak…

Haziran’da başladığım antrenmanlarım en başından beri düzensiz devam etti. Sürekli yoğun iş temposu, Eylül ayında diz sakatlığı ve son hafta 5 gün grip. 16 Ekim günü yarışı düşünürken aklımdan geçtiler. Bunlar mazeret değil, benim hayatım. Öyleyse elimdekilerle koşabildiğim gibi koşmalıyım.

İstanbul Avrasya Maratonu evimdeki koşu, ama keyifsiz bir maraton. Parkurun kent içindeki kısmında bile çok az seyirci var, olanların da çok çok azı sizi yüreklendiriyor. Hatta aksine, sizinle alay ediyorlar, köprülerden taş atıyorlar ve maalesef küfür ediyorlar… Neyse ki şehrin turistik bölümlerinde eşini-dostunu destekleyen turistler biz gariban Türkleri de alkışlıyor, moral alıp hızlanıyoruz.

Bu kadar olmasa da yalnızlık yaşayacağımı geçen yılki 15km tecrübemden biliyordum. Bu yüzden arkadaşım Emre Tok ile beraber koşmaya karar verdik. Ortak tempoda başlayıp maratonun ikinci yarısında kendi tempomuzda gitmeye karar verdik. İki kişinin beraber koşması tempoyu dengelemek veya hızlandırmak için çok iyi. Ama bunu belirli bir dozdan fazla yaptığınızda en az bir kişi zarar görüyor. Saatler ve kilometreler sonra vücudunuzun sesini takip etmelisiniz.

Emre 3. Maratonu için start aldı. Ağustos’ta ultra maraton boyunca 71 km koşmuştu. Temposunun benden yüksek olmadığını beraber katıldığımız Dask’tan biliyordum. İkimiz de Adım Adım oluşumu için koşuyoruz. Emre’nin tercihi TOFD, ben ise bağışçılarımı TEGV’na yöneltiyorum. Bu koşunun motivasyonların biri Mardin’deki çocukların eğitimi için fon toplamak. Bunun için siz de bir şey yapabilirsiniz…

İdeal bir koşu sabahında binlerce kişinin enerjisi ile çıkış aldıktan sonra ortalama bir tempo ile Avrupa’ya geçtik. 10. Kilometreyi hedeflediğimiz 55. dakikada geçerken yol boyunca kısa konuşmalara, tanıdıklarla sohbete devam ettik. Feshane’den dönüp Balat’a tekrar geldiğimizde Emre ufak kramp belirtilerine karşı özel jel yemeye başladı. Unkapanı’ndan Yenikapı’ya döndüğümüzde artık sadece maratoncular kalmıştık, insan seli yerini cılız bir dereye bıraktı. Sahil yolunda izleyicisiz bir yolda, görevlilerin bile anlam veremediği bir koşuya devam ederken konuşmalarımız kesildi, ben önde kalmaya devam ettim. Bir taraftan hızlı gitmek isterken öte yandan hem arkadaşımı erken bırakmak, hem de bu dengeleme ile gitmenin yararıma olduğunu düşünüyorum.

Bakırköy dönüş noktasına 150 metre kala artık tempolarımızın ayrı olması gerektiğine inanıyorum kelime kullanmadan konuşarak birbirimize başarı diliyoruz. 30 ve 35km su istasyonlarında da Powerade kalmadığını görünce moralim bozuluyor. 21.kmden beri yan şeritte gördüğüm enerji içeceğinin kendisinden ziyade varlığına ihtiyacım var. Belimde saatlerdir son Gülhane yokuşu için taşıdığım içeceğin yarısını tüketmem de bu ümit idi. Dayanamayıp sadece bir yudum alınıp atılmış bir şişeyi yerden alıyorum, emme kapağını atıp lıkır içiyorum. Yağmur beklerken yakıcı güneş altında kavruluyoruz. Artık tempomu koruyamıyorum. Kilometreyi 5-5:30 dakikada geçme hedefimden uzaklaştığımı her 5kmde görüyorum. Hızlanmaya çalışıyorum ama nafile. Bacaklarım otomatik adımlar atıyor. Basışımı 10-15 dakikada bir parmak uçlarına kaydırıyorum ki diz çevremde başlayan acısız gerilme ağrıya dönüşmesin. Sünger istasyonundan aldığım süngerle daha uzun süre dizlerimi soğutuyorum ve soğutma pozisyonu daha da zor yapılabilir oluyor. Artık bel çantamdan dekstroz tableti alıp paketi açarken hızım düşüyor; Yaptığım her odaklanma koşma enerjimden çalıyor. Sadece abla ve ağabeyler değil, teyze ve amcalar da yanımdan geçiyorlar. Kimi hızlı sayılır, kimi sadece azıcık hızlı benden. Ama adım üzerine adım atıyorlar ve tempolarını koruyorlar. Acı düşündüğümden az, kramp yok. Sadece yavaşlıyorum. Emre’nin tavsiyelerini hatırlayıp 2 kere dakikaya yakın yürüyorum. Sarayburnu dönüşünde hafif eğim başlıyor, Gülhane parkına girerken beni 500mtre önce geçen kıza yetişmeye başlıyorum, hedefim son 1,5kmde onu yakalamak ama böbreklerimin çağrısı ile bir ağacın arkasına geçiyorum. Çok hızlı olduğunu düşündüğüm bir operasyondan sonra hedefim olan kişi (koşucu deyimi ile tavşanım) benden ne kadar uzaklaşmış! Üstelik 5-10sn duran bacaklarım çok yavaş hızlanıyor, sanki istasyondan kalkan bir yük katarıyım. Umutsuzca kavisli park yolunda kayboluşuna bakıyorum.  Üst kapıya yaklaşırken tramvay yolunun iki kenarındaki izleyicilerin gürültüsü zihnimi uyandırıyor, kalbim daha hızlı atıyor. Son yokuşta onlarca dilde anladığım ve anlamadığım tezahüratlar ve yüreklendirici bakışlar altında devam ediyorum. Son 500metreden geri sayan tabelalar sayesinde organizasyon kendini biraz affediyor. Adım Adım’cı arkadaşların desteklerini duyuyorum. Bitiş çizgisini geçtikten sonra konuşmacı Osman Abi’nin adımı anons ettiğini duymak yorgunluğumu dengeliyor. Madalya torbasını bir adam elime tutuşturuyor. Bitti. Bitti mi? Hayır, daha çanta otobüsü bulunacak, Emre ile buluşulacak, eve dönülecek. Karışık bir alan ve kilitlenmiş bir şehirde eve dönmem 2,5 saat sürüyor.

Parkur 4 saat 15 dakika 47 saniye sürdü. Dört saat on beş dakika dakika boyunca çok şey öğrendim. Kendim ile ilgili, insan doğasıyla ilgili. Başaramama korkum yoktu, başaramama olasılığım vardı. Şimdi yeni hedefler şekilleniyor. Sınırlarımı keşfetmekten mutluyum; Sonuna gelmediğimi biliyorum ve gidebildiğim kadar gitmek istiyorum.

Maraton sabahı hazırlıklarım, koşudaki bazı detaylar ve koşu sonrası derslerini ayrıca yazacağım. Hala dersler çıkartıyorum.

1 Yorum

Filed under Koşu

Yine koşuyoruz: Bir Çocuk değişir, Türkiye değişir!

Merhaba,

17 Ekim Pazar günü Avrasya Maratonu’nda ADIM ADIM‘la birlikte Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı yararına 42.2 kilometre koşarak TEGV’e destek olmaya karar verdim. Siz de bu girişimime destek olmak istiyorsanız benim adıma TEGV’e bağış yapabilirsiniz. Bir (veya birkaç) çocuğun TEGV faaliyetlerinden faydalanmasını 60 TL (veya katları) ile sağlayabilirsiniz!

Hayatımın ilk tam maratonunda koşacağım. Hava yağmaz ise oğlum Can Berk bana ilk 4km’de eşlik edecek. Geri kalan 38km’yi  TEGV Savur (Mardin) biriminde eğitim alacak çocukları düşünerek devam edeceğim.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’n ın “Bir çocuk değişir, Türkiye değişir” projenin detaylarını http://www.adimadim.org/index.php?option=com_content&view=article&id=144:turkiye-egitim-gonulluleri-vakfi&catid=39&Itemid=27 adresinde okuyabilirsiniz. TEGV: www.tegv.org

Şimdi, sadece 5 dakikanızı ayırarak aşağıdaki hesap numarası ile gönlünüzden geçen miktarda bir bağışta bulunabilirsiniz.

Damlaya damlaya göl olur!

Mutlaka belirli bir tutar olması gerekmiyor, herkes kendi kesesine ve koşullarına uygun bir rakam belirleyebilir. 60 TL bütçeniz için şuan fazla ise 5 TL, 1 TL bile yeterli. Hatta TEGV’in kendi sitesinden kredi kartı ile banka masrafı ödemeden de bağış yapabilirsiniz: http://sp.tegv.org/

Sizden ricam; Bağışınızı yaparken açıklamayıa AAO, CODABASOGLU, Kendi ADINIZ şeklinde yapmanız. Böylece bağışın sadece Savur birimnde kullanılmasını takip edebileceğiz.

AÇIKLAMA: “AAO, CODABASOGLU, Kendi ADINIZ

Alıcı Adı:         Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı

Banka:              Yapı Kredi BankasıHARBİYE ÖZEL BANKACILIK MERKEZİ (Şb. Kodu 00391)

07997892 TL hesap

Iban nosu         TR890006701000000007997892

Bankaya gönderdiğiniz miktarı bana e-posta ile bildirebilirseniz ben de takip edebilirim. Bana göndereceğiniz bu iletide adınızın ve bağışınızın açıklanmasını istemediğinizi belirtirseniz bu bilgi kesinlikle tarafımdan gizli tutulacaktır.

Gönderdiğiniz bağışlar benim veya ADIM ADIM’ın hesabına değil, doğrudan seçtiğiniz kurumun hesabına gidecektir.

Hepinize neşeli ve daha da önemlisi sağlıklı günler dilerim

Sevgi ve Saygılarımla,

Caner Odabaşoğlu

Not: Ben tek başıma ne yapabilirim demeyin!

İlk günden bugüne 300 AA sporcusu, 450 adet yardımseverlik koşusu düzenleyerek, 6.000 bağışçıdan 730 bin TL bağış toplayarak 3.000 kişiye yardımcı olmuştur. Bir tutam tuz daha eklerseniz, biraz daha çok çorba pişirebiliriz!

Yorum bırakın

Filed under Can Berk, Koşu

Kelebek’te haber olduk: koşmaya devam

Adım Adım üyelerinden sevgili Yonca Tokbaş Agustos ayından beri Kelebek’teki köşesinde Adım Adım koşucularının kısa profillerini veriyor. Bizler de sıradan insanlarız, siz de bize katılabilirsiniz… 10 Eylül 2010 tarihli yazısında Caner ve Can Berk’e yer açtı.

Caner Odabaşoğlu

35 yaşında ve Hande Odabaşoğlu ile evli… Macera Akademisi’nin kurucu ortağı. Üniversiteden beri doğa sporları ile uğraşan Caner, bu aşkı eşine de bulaştırdı. (bu bölüm Yonca’nın hatalı yorumu. Hande zaten 10küsur senedir spor yapıyordu:P ) İki sene önce doğan oğlu Can Berk ile başladığı sabah yürüyüşlerini, koşu antrenmanına dönüştürünce, hayatının en düzenli spor yaptığı dönemi başladı.
İş temposuna göre haftada 20-40km koşuyor. Bazen de bisiklete biniyor. Bugüne kadar TOFD ve TEGV için üç kere yardım amaçlı koştu ve toplam 2040 TL bağış topladı.
Aldığı en düşük bağış 5, en büyük bağış 500 TL.
Bütün koşularda oğlunu koşu ve bisiklete uygun bir pusette itiyor. Bugün Can Berk’in “lap lap” dediği koşmak, Caner’i daha zinde ve sağlıklı kılarken, Can Berk’in gelişimine de katkı sağlıyor.
Caner’in koşarken en sevdiği şey, oğlunun keyifli oyun mırıltıları. Caner, elinde ve çevresinde var olan şansı özellikle ihtiyaç duyan çocuklara da ulaştırmak için koşuyor.
17 Ekim’de Avrasya Maratonunda tekrar ufak adımlarla büyük mutlulukların parçası olmayı planlıyor.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=15747028&yazarid=342&tarih=2010-09-10

Yorum bırakın

Filed under Can Berk, Koşu

17 Ekim’e davet: Gelin Avrasya’da beraber koşalım ve hayırseverlik için fırsat yaratalım

Öncelikle bilmeyenler için,  Can Berk ve ben geçtiğimiz 2 yıl boyunca 3 adet uzun koşu tamamladık. Bu koşularda Adım Adım Oluşumu (AAO) ile TOFD ve TEGV adına bağışlar topladık.  Toplam 25 kişiden toplam 2040 TL bağış topladık. Bizi cesaretlendiren, yaptığı bağış ile “boşuna koşma”dan başkalarına yardım edilmesine vesile olan herkese çok ama çok teşekkür ederiz ( Aklı erdiğinde o da edecektir!) Evet, zaman hızla akıyor ve koşa-oynaya 2 sene geçti. Gelecek ayın sonunda oğlumuz Can Berk 2 yaş 3 aylık olacak. Ama bundan 8 gün önce 32.Avrasya Maratonu var.

Bu  sefer size bağış yapmanız için yazmıyorum (onu bir hafta sonra yazacağımJ )

Sizi 17 Ekim’de İstanbul’da koşmaya-yürümeye davet ediyorum.

Her sağlıklı insan 1-2 saat yürüyebilir, koşabilir. Avrasya organizasyonunda 42.2km dışında 15km ve 8 km parkurları da olduğu için kendi kondüsyon ve aktivite tercihinize uygun bir parkur illaki var!

Eğer haftada 1-2 gün spor yapıyorsanız (halı saha, fitness, pilates, yürüyüş, vb) 15km parkurunu jogging temposu ve yokuşlarda yürüyerek 2 saat-2 saat 15 dakikada biterebilirsiniz.

Eğer düzenli spor yapmaya fırsatım olmuyor, ama başlasam, yürüyebilirim ancak diyorsanız; 8km çipli veya çipsiz halk koşusunu rahat tempo yürüyerek 60-65 dakikada bitirebilirsiniz (fotoğraf molalarını saymıyorumJ)

Bunu hem sporun size getireceği sağlık ve enerji, hem de Adım Adım Oluşumu’na bu sefer aktif destek vermenizi istediğim için yazıyorum.

ADIM ADIM bugüne kadar ne yaptı diye sorarsanız;

İlk günden bugüne 300 AAO sporcusu , 450 adet yardımseverlik koşusu düzenleyerek, 6.000 bağışçıdan 730 bin TL bağış toplayarak 3.000 kişiye yardımcı olmuştur.

Her bir AAO sporcusu, sadece koşarak 10 kişiye yardımcı olmuştur.

Benim yaptığımın ayıp bir şey olmadığını düşünüyorsanız (aksini düşünüyorsanız lütfen haber verinJ) siz de katılın ve iyiliği büyütelim.

Ne yapmanız gerekli?

a.      Avrasya’da seçtiğiniz parkura kayıt olun: https://www.istanbulmarathon.org/Anasayfa.aspx

b.      ADIM ADIM’a kayıt olun:  http://adimadim.org/index.php?option=com_jforms&view=form&id=3&Itemid=81&phpMyAdmin=L214rQxBvsLJ1jsfSM39-ckO5pd&phpMyAdmin=z895x5AcsOitU9%2CQnA2V-3boFNa&phpMyAdmin=6dc4c5321e1t61a6b697

c.       ADIM ADIM’ın sadece yardımseverlik koşusu ile ilgili  haberleşmelerinden haberdar olmak için adimadim-subscribe@yahoogroups.com adresine boş bir mail atın.

Durmayın, beraberce Harekete Geçelim!

Yorum bırakın

Filed under Can Berk, Koşu

Balkan Oryantiring Şampiyonası son kez yapıldı!

2-6 Eylül 2010 tarihleri arasında Bulgaristan’ın kuzey batı ucunda yer alan Belogradchik kentinde 13. (ve sonuncu) Balkan Oryantiring Şampiyonası yapıldı. Şampiyonaya paralel olarak Bulgar O. Federasyonu ulusal şampiyonalarını da yapıldı ve isteyenler NOC adı verilen ulusal yarışma kapsamında koşabildiler. 3-4-5 Eylül tarihlerinde 3 parkurda koşarak harika haritaların keyfini (ve zorluğunu) yaşadım. Günlük kısa raporlar halinde cep telefonumdan haberleşme listelerine notlar yazmıştım. Aşağıda onları kronolojik sıra ile bulabilirsiniz.

Yarışmanın detaylı sonuçları için http://www.bgof.org/boc2010.htm adresini ziyaret edebilirsiniz.

3 Eylül 2010, Cuma

Belogradchık’tan Merhaba,
Bugun sprınt/hız etabı kosuldu. M21 ıcın 3100mt, 16kontrol ve 100 mt tırmanıs akıcı ve keyıflı bır parkurdu. %80 sehırıcı etaplardan olusan parkurda sanıyelık hatalar sıralamayı belırledı.
BOC puanlarında Turkıye ozellıkle m16 ve m20 ıle yuksek puan topladı
Bugun %20 olan ormanlık/kayalık arazıde kosulacak uzun ve orta parkurda bu basarılar korunabılırse guzel sonuclarla donulecek gorunuyor
Arazı sıradıSı guzellıkte vekarmasıklıkta, hatasız ılerlemek kadar hatalarda moral bozmadan tekrar konumlama becerısı ıstıyor. Harıtalar kesınlıkle enteresan olacak
BOCa paralel olarak NOC yarısları da yapılıyor. Mıllı takım yedeklerıne ek olarak bızım 4 kısılık turıst grubumuz ve bulgarıstan sampıyonasını takıp eden sporcular burada yarısıyor.
Turk mıllı takımında kımlerın oldugunu federasyon sıtesınden ıncelemek mumkun.
Yarısmanın bugunluk son notu; Tatıana Kalenderoglu IOF event advısor/ etkınlık gozlemcısı olarak burada bulunuyor ve butun organızasyonu denetleyerek desteklıyor

4 Eylül 2010, Cumartesi

Tekrar merhaba,
Balkan Oryantıng Samp/Champ (BOC) ve ona paralel Natıonal O champs (NOC) yarısları bugun uzun parkur ıle devam ettı
M21 ıcın 9200mt, 28 kontrol ve 490mt tırmanıs vardı. Kosmak ıcın guzel bulutlu bır gun ıle BOC cıkısları yapıldıktan sonra NOCcular cısentıde cıktık. Arazı yavas kosulabılır ve kosması zor yesılle kaplı, kaya obeklerıne geldıgınızde odagınızı kaybettıgınızde dagılıyorsunuz. Kırmızı kumtası ve kırec karısık kayalar 1-15mtre arası yukseklıkte, bazen dık bır araba, bazen bır ev gıbı duruyorlar. 2 kaya arasına konmus hedeflerı buldugunuzda fotografını cekmek ıstıyorsunuz.
Parkur cok teknık planlanmıs, hatalarınıza ragmen guzel arazıde ıstekle devam edıyorsunuz, “adamları kosturayım yokus yukarı” ayagı yok. Uzun parkurda ozellıkle uzun ayakları yol rotası ıle baglamak cok zordu. Hep harıta okumak gerekıyor, kayalık veya degıl:)
Beyaz orman dıkensız olamakla beraber gorusu ortalama 20-30mtde lımıtlıyor, 2.yesılde 10mtnın altına da sıklıkla dusuyor

Bugun ozellıkle NOCcular kotu kalıte harıta murekkebı ve dandık naylon poset yuzunden beyazlasan harıtadan muzdarıptı
BOC sonucları, bugun Turkıye ancak 12 puan toplayabıldı. Dunku 3.luk sırasını kaybetmese de averajı yedı:( Ikıncı gumus madalyasını kazanan Bılal Murat (m20) 6puan kazandırdı (tek kursumuzdu). Yarın bugunun aynı olursa 5.lıge gerıyebılırız. Sanırım takım daha ıyı kosacak, ama bugun rakıplerın de dagıldıgını(daha az) ve yarına ders calısıp cıkacaklarını unutmamak gerek.

Bu gunun son notu: BOC bu sene son kere yapılıyor. Gelecek seneden ıtıbaren GuneyDoguAvrupa bolgesel sampıyonası (SEE Champ) olacak adı; ıtalya slovenya, ukrayna kıbrıs(lar) katılabılecek. Kıbrıs meselesı suan bana bıraz bas agrıtacak gıbı gorunuyor, yasayarak gorecegız…

Saygılarımla,

5 Eylül 2010, Pazar

Merhaba,
3.Gun orta mesafe kosuldu. Zaman zaman gunesı gordugumuz bulutlu bır sabah, ılık bır hava ve kuru zemın kosmak ıcın mukemmeldı. Butun ulkelerın sporcuları dunku uzun parkur sopasından sonra tedırgındı. Dun aksam bulgar takımını toplantı yaparken gozlemledım (tek kelıme anlamadan!), antrenor ve tecrubelı sporcular onemlı noktaları anlatırken herkes pur dıkkattı, baskan Atanas da bır ara ugrayıp “aslanlar, yuruyun koclar” gıbı bırsey soyledı. Bugun gec cıkısım ve erken ayrılısım sebebıyle sonuclara ve torene pek bakamadım, merak edıyorum ılk gunku puanlarına gerı cıkabıldıler mı?
Parkur nasıldı? M21 4600mt, 18 kontrol ve 230mt tırmanıstan olustu. Dunden agzım yandıgı ıcın saldırı noktalarıma kosarken sıksık harıtaya baktım, pusulayla da kontrol ettım, faydasını gordum. Orman ıcıne serpısmıs taslar ve kayalar arasında sureklı nerede oldugunu bılerek gıtmek cok zor, ama tekrar konumlama daha kolaydı. Harıtacıya, arazıye alısmak dısında yesılın de daha az ve beyazın daha kosulabılır olması bunu sagladı dıye dusunuyorum. Apartman blokları arasındakı etaplar sanıyeden az bır sure nefesınızı kesıyordu, sonra harıta tekrar bakıyorsunuz…
Sabah cıkıs lıstesınde NOC ıcın m21E ve m21B kategorılerını gorduk, yasasın B dedıkten sonra aynı harıtada farklı tasnıf oldugunu ogrendım. Eh, artık ben de masterım zaten, kellı fellı adamlarla beraber cıkıs aldım. Parkurda tatlı bır rekabet vardı, bellı bır grup degısık rotalarla cember ıclerınde denklesıp ayrıldık. Hızlı gıttıgımde yetıstıler, hata yaptıgımda yetıstım, vb (Sıralamayı merak edıyorum, kafıleden bırı alıp bana ulastırırsa cok sevınırım).
Parkur en azından bızım kategorıde oldukca akıcı ve hızlı kosmaya uygun planlanmıstı, neredeyse her hedef paralel hataya ve ozellıkle kayalarda 10-90sn hata yapmaya musaıttı: konsanrasyonunu kaybedenın vay halıne..
Sonuclara gelınce: Turkıye bugun 2 gumus daha kazandı:
M20 de bayragı Ramazan Bostancı devralırken,
Kadınlarda ılk madalya W21’de Emıne Sezgunsay ıle geldı.
Genc kızlarımızın musabakalar boyunca kosarken harıta okuma ve ozellıkle fızıksel kapasıte (guzellıklerıne dıyecek yok; kros kosuda guc ve dayanıklıkları ve hızlarını kastedıyorum) eksıklıklerı goze carptı (rakıplere nazaran). Bu konuda kısısel gozlemım; ulkemızde kadınların kosusu zayıf. Kademe yarısları oryantırıng acısından fazla teknık ve gelıstırıcı olamadıgı ıcın teknık olarak da zayıflar. Bu sebeple w20 ve w21 kosan gorece cok yarıs kosmus ve antrenman duzeyı ıyı kızlar daha basarılılar, kucukler daha fazla bocalıyor.
Ulkemızdekı yarıs sayısı arttıkca ve parkurlar daha teknık planlandıkca daha donanımlı sporcularımız buralara gelecektır. Bır de sanırım artık kabul etmemız lazım kı, cok detaylı arazılerde yarısmak ıcın detaylı arazılerde kamp yapmak lazım. Ulkemızde var olan az sayıdakı (edremıt gıbı) degerlendırıp, en azından 20 ve 21 kategorılerını kendılerınden daha ıyı kosan sporcuların yanına kampa gondermek ıyı olacaktır.

Gunun son notu: muhabırınız kendı programı sebebıyle gerı donuyor. 6 eylulde bayrak yarısı kosulacak, baskasından sonuclarını ve BOC genel sıralamasını alacagız (umarım). Turkıye bır sakatlık yasanmazsa her kategorıde bayrak yarısına cıkacak. Ben sahsen m20den altın beklıyorum, bır aksılık olmazsa da sanırım tarıhte ılk (ve halıyle son kez) Balkan ucuncusu olacagız.
Haydı arkadaslar, kalbımız sızınle!

6 Eylül 2010, Pazartesi (Emine Sezgünsay’ın raporu)

belogradchık’tan merhabalar;

bugün muhabirlik görevini caner’den ben devralıyorum:))

bugün de dünki gibi sabah serin olan hava öğleye doğru yerini güneşe bıraktı belogradchık’ta. bu hava özellikle son ayağı koşan sporcuları biraz zorladı.harita bizleri yine kayalıkların arasında koşturuyordu. hemen sonuçlara geçiyorum çünkü şu an çok az vaktim var:

m20 de beklenildiği gibi altın

w16 süpriz gümüş

ve bir çok kategoride(hatırladıklarım W21 M21 M16) bronz madalya bizlerin oldu bugün

bu güzel sonuçlarda türkiye ye ilk balkan 3.lüğünü getirdi. ayrıntılı sonuçlar için  http://www.bgof.org/boc2010.htm adresini ziyaret edebilirsiniz.

Emine SEZGÜNSAY

Yorum bırakın

Filed under Oryantiring

Antrenmanlara döndük!

Yaz başında yoğunlaşan işler ve Ağustos sıcakları sebebiyle antrenmanları aksatmıştım. Son 1 haftadır düzenli koşarak en azından rutini başlattım yine. Koşuların ilki hariç hepsi Yıldzı Parkı’nda gerçekleşti.

Pazar 7k (Can Berk’le)

Pazartesi-Salı, boş. (iş, iş)

Çarşamba 8k

Perşembe 6k

Cuma 7k – rampa çalışması

Cumartesi 8k -CB ile

Pazar dinlenme ile 36k koşmuş oldum.  31 Ağustos Zafer Bayramı’nda da bir uzun koşu yapıp eklem durumunu kontrol edebilirsem çok iyi olacak.

Yorum bırakın

Filed under Can Berk, Koşu